25 Ağustos 2007 Cumartesi

Vardır Bir Yamuk

Samimi bir selam içeren veya
samimi bir soru soran epostamdan sonra
aynı yakınlıkla cevap almadığım kişinin arkasından
mutlaka şüphe ederim.

Bir deneme daha olsun derim ve
bir tane daha hatırlatma epostası atarım.

Gösterdiğim samimiyet karşısında
yine karşılık yoksa;
şüphelerim kesinleşir,
olasılıklar azalır,
karşıdaki tür kendini belli eder.

Samimiyet içinde hesaplar yoktur.
Doğrudan ruha uzatılan eldir.

Böylece, karşıdakinde
ya ruhtan henüz eser yoktur,
yani alemi bambaşkadırya da
üstü kapalı işlerle meşguldür,
yakınlık kurmaktan endişelidir.
yani mutlaka yamuktur.

Ha! bir ihtimal daha
belki de bana uyuzdur?..

Attığım tek bir epostanın
sıcak veya soğuk bir cevapla geri dönmemesi
işte bunun gibi
nelere kadirdir!..


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

Araba Kullanmak Kadar Hayat

Vitesi bir'e al,
gaza hafifçe bas...
Sonra iki'le, üç'le
ve yola devam...

Önüne çıkanlara korna çal,
biraz camdan dışarı küfret.

Park yerine gel,
vitesi küçült...
bir ileri-bir geri
manevralarla parkını yap.

İşte hepsi bu!..

Birçoğunun yaşamı ele alışı gibi
sen de lütfen
sadece bunları yaparak
bütün hayatı çözdüğüne
daha ilerisinde bir şey,
bir gizem olmadığını düşünerek
ipin ucunu bırakıp,
zamanının gelmesini bekleme.

Lütfen!..


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

Anne Yok

Eskiden
çocuk acı çektiğinde,
bir şeyleri kaldıramadığında,
tahammül edemediğinde
annesine ağlardı.
Büyüklerine ağlardı.

Şimdi
araya öyle sağanaklar, havada kirlilikler,
kargacık burgacık gürültüler girdi ki,
artık çocuk ağlamaya cesaret bile edemiyor.
Çünkü biliyor,
ağlasa bile
çığlıkları
annenin kulaklarına ulaşamadan
yitip gidecek...

Eskiden
çocuk acı çektiğinde
dümdüz annesine ağlardı.
Hesapsız-kitapsız,
beklentisiz, poltikidan uzak
sadece ağlardı
şikayet ederdi.

Artık ne yazık ki bu da yok.
Anneyi çoktan
sağanaklar, fırtınalar, havadaki kirlilik
aldı götürdü.

Artık orada anne de yok!..


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

Tarihimin gölgesinde

Tarihimin gölgesinde
kesintisiz güneşin doğmasına az kala
son karanlıkları temizliyorum.

Anlayanım ya bir ya da iki tane...
fazlasına da ihtiyacı var mı insanın?..
Tek bir yaşayana bile gerçeği haykırsa insan
hayata bir ağaç daha dikmiş olmaz mı?..

Tarihimin gölgesinde
tamamen kurtarmak üzereyken kendimi
o eski yalanlardan, politikalardan
doğuştan boynuma takılmış zincirlerden
en azından o iki kişiyi yanımda bulmamın mutluluğuyla
kesintisiz ışıktan önceki son deri değişiminde
arkama yaslanıyorum
keyifle...
ve o yalanları bir film şeridi gibi izliyorum.

Tarihimin gölgesinde kala kala
yalanlarla boğuşa boğuşa
ve çoğu zaman haksız yere
ezile ezile
şu anki kesintisiz ışığa sarılmanın gururuyla
hayatı bir kez daha ellerimle sarıyor
umutlarımla kutsuyorum.

Tarihimin gölgesinde...
yine de şükür...


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

Düğündeki Gurur

Çok çetrefilli bir aile düğünüydü.
baştan sona pahalı süsler,
bakımının üst noktasında
saçları artistlerden güzel yapılı,
makyajları pahalı,
ayakları pedikürlü, elleri manikürlü,
özel dikim elbiseli güzel-çirkin ama
pahalı kadınlar etrafımı sarmıştı.

Kalkık yakalı gömlekli,
birbirine eş bakış ve tavırda
cepleri şişkin, gururlu-kibirli erkekler de yanlarındaydı.

Düğün zaten üst noktalardaydı.
ve düğüne çağırılmış olup,
orada boy gösteriyor olmanın
onlara verdiği ayrıcalığın bilicinde
hepsi de kartal yuvasındaki misafirliğin
gururundaydı.

Ne komik ki,
benim de bir yerim vardı bu sahnede..
Sayısız bir gecelik süper bakım içindeki kadınların arasında
ve o gururdan şişmiş göğüslü erkeklerin bakışlarında
kendimden gram uzaklaşmamıştım..
Halen etrafı süzüyor,
tek tek bütün yüzlerin arkasındaki acıları, sevinçleri
gururları, kibirleri okuyordum.
Son model ceketler arkasına gizlenmiş,
yemiş-yayılmış, sporsuz göbekleri de görüyordum.

Fonda müzikler,
pahalı bir koro, orkestra...
Sayısız iyi niyet yüklenmiş kutlamalar,
patlayan flaşlar,
koltuk isimlerinde oynanmış bir sürü politik oyun,
ayarlama...

Hepsinin arasında tek bir gerçek ruh gördüm.
Aynı masadaydı bizimle.
Bütün bu şaşanın karanlık bir köşesinde
kendi aydınlığında kalmış sayılı insanlardan...
Kan çekti tabii
yanıma geldi bir ara
sohbetledik...

Nasıl da gerçekti kendisi!
ve konuştuğumuz şeyler
bu şaşaadan uzakta,
nasıl da sadeydi!?

Tamamen hayatın şeffaflığında
ve o şaşaanın içinde
seni bulduğuma sevindim güzel insan!..

Demek ki hala varız!
Hala samimiyiz!..


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

20 Ağustos 2007 Pazartesi

Biz Herkese Açığız; Yalan

Bu yozlaşmış,
kurumaya yüz tutmuş toprakları gibi çorak
gönüllerle çevrelenmiş
zavallı gezegende
hangi gruplaşma, bir araya toplaşmanın üyeleri
'biz herkese açığız' derse desin;
yalandır, gafilliktir
inanmam!

Tıpkı ülkelerin birbirlerine yalanları gibi,
yurttaşlarına gösterdikleri suni sahiplenmeler gibi,
gruplaşmalarda bile fark ederim ki;
herkes o sıcak, güvenli, naylon konfora sığınmada...
Üyeleriyle cicili bicili
kendince düzeyli, raconlu
ortak gönül sıcaklığında...

ve şimdi bütün bu sanal, gerçek, naylon gruplara
bakıp bakıp
bir tarafıyla gülmez mi Mevlana?!

Hele bir dışarıdan girmeye çalış bakalım;
anlayacaksın dediğimi!..


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

Sabun Köpükleri Çoğaldı

Sanırım çözdüm...
kendimce bir sonuca vardım,
boyum beş santim daha uzadı!

neden aç bizde hep emekçiler, işçiler,
üretkenler, gerçek çalışanlar?
neden hiç bitmez inlemeleri
ağlamaları?

O kadar çoğaldı ki sayıları yöneticilerin
ve patronlar, öyle aptalca inandılar ki
onların sabun köpüğü vaadlerine;
20 kişinin maaşıyla
tek adamları işe almaya başladılar
ve inandılar ki;
o sabun köpüğü gavatlar
20 kişi gücüyle
bütün işlere yetecekler!?

halbuki zamanla
öyle arttı ki sayıları sabun köpüklerinin
şiştikçe şiştiler
konuştukça konuştular
ve ortada yönetcekleri adam bile kalmadı!..
böylece ortada
şu bizim zavallı ülkenin piyasalarında
üreten kalmadı,
iş kalmadı,
emek kalmadı.

adam ticaretiyle
bir ülkenin çarkı dönmez oldu,
fena çuvalladı!

Evet evet!
sanırım çözdüm!
ve boyum beş santim daha uzadı!


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman