28 Ocak 2012 Cumartesi

Tek umut

Bıraktım uzun süredir kendimi
yola devamımı destekleyen irademi
sabah koşularımı, coşkumu, dinamizmimi...

Bıraktım uzun süredir bana destek sevinçlerimi
neşeler içinde çocuklar gibi koşan o adamı
varsa yoksa dumanım, şarabım...

Umutsuzluğumun hapsinde
Yaratan'ın kucağına
kollarına bıraktım kendimi
tek umut...

Binler anladı beni de
dibimdekiler anlamadı
ona yandım ben.
Yandım yandım kavruldum
kül oldum
kül oldu beden
yükseldi benlik
tek umut...

Kendime kesin dönüşün son aşaması
kesildi bağlar
son çabalar, direnişler...
biliyorum
var benim gibiler
bıraktılar kendilerini
ama yetmiyor
bir yanım kül
bir yanım kor
bir yanım alev!..

Binler anladı beni ama yine de bir yandan
boşa gitti kelimeler, sevgiler, bağlar...
Buna yanar, korlanır, küllenirim.

Bıraktım uzun süredir kendimi
sevinçlerimi, coşkumu, gülüşlerimi arkamda bırakırcasına
onlara hediye ettim.

Yaratan'ın kucağındayım
ortamın şerefsizinde
dibimdekilerin sağırlığında, körlüğünde
Binler anladı beni de
onunla olurum teselli...

tek umut...


Arıza Adam
Ömer

24 Mayıs 2011 Salı

Arıza Adam tekerlemeleri

Şiir okumak insanı dinlendirir.
Ayarında alkol delikanlıyı dillendirir.
Terör illeti milleti kinlendirir.
Kaçık çorap avradı sinirlendirir.

Arıza Adam'ı fazla izleme
konuya komşuya seni diklendirir!


ARZ
Ömer Dalman

28 Ocak 2011 Cuma

Dumanım sana inadına



Purom Meharis
Çayım duble...
Ruhum tıpkı bir patlıcan ezme
Hatta fincan hapsinde…

Sarımsağa bulanmış bakışlarım
gözlerim yaşlı değil tersine
bilerek bir pis koku
bir kin, nefret
ne dersen de…

Bir avrattır umudumu karartan
aşk acısı, sevginin cilvesi
yılların diyeti
ya da her neyse...

Zor nefes almak
bıraktım herşeyi bir günlüğüne
grev var bu iş yerinde...

Duman altıyım ölümüne
sıktım Arıza kurşunlarımı endişelerim üstüne
verdim mermiyi ağıza
doğrulttum azmimi avrata
ve budur dedim olayım
bulaşılmaz bana…
Yerse!..

Purom Meharis
çayım duble…
Bitti ilki; geçtim ikinciye.
Kaç taneyle süpürürüm bendeki posanı
kaç pafküfle temizlerim ruhumu?!
ruhum fincan hapsinde…

Kokuştu bendeki hüznün, kederin
eskidi boğazıma yapışan ellerin
fonda Killa
başımın üstünde dumanım
yeter be avrat azıcık utan!
sevenlerim bütün gün izlemede
harcatmam lan ben sana kendimi!
ARIZA ADAM aldı artık ipleri eline!..


ARIZA ADAM
ÖMER


2 Ekim 2010 Cumartesi

Ölümüne


Eskiden tadında ayarında içerdim
şu leziz purolarımı.
Abartmazdım...
Günde üç öğün yemeklerin üstüne
birer kahveyle, çayla...
Ya da hani
yatak operasyonlarının aralarında!..

Artık işler değişti.
Karı dırdırından mı, şehrin kokusundan mı
ya da
zevk çemberim daralıp
yaşam sebebim azaldığından mı
bilemem

ama

Eskiden tadında ayarında içerdim
şu leziz purolarımı.
Abartmazdım...

Şimdi
ölümüne içiyorum
umarsız
amaçsız
dünyaya isyanlarda...

Gitmek ister gibi erkenden
cesurca, kinle...
arkama bakmamacasına
kör olmuş gözlerim neden?..

karı dırdırından mı
bu şehrin kokusundan mı
ya da
dünya bana göre olmadığından mı
bilemem ama

eskiden tadında ayarında içerdim
şu leziz purolarımı.
şimdiyse ölümüne...


ARIZA ADAM
Ömer



1 Ekim 2010 Cuma

Nebula nebula

O kadar bunaldım ki
o kadar zorlandım
sıkıldım ki
az önce
nebula resimlerini açtım
internette
adım adım
çeşit çeşit
doyamadım.

Önce isyandan sevgiliye
sonra şükrandan Allah'a...

Belki de mümkün olsaydı
uçar giderdim o dakika
ve geri dönemeyecek kadar hızlı
umarsızca ileri!..

Terketmenin dünyayı
var mı ölümden farkı?
ve sevgiliden gelen acılar
dar etmez mi dünyayı?
evsiz etmez mi aşığı?

Kalır mı yeri dünyada adamın
o hazin kırılganlığın üstüne?

O kadar geçtim ki sevgiden, sevgiliden
kendimden bugün
az önce nebula nebula dolaştım.

Kalmamış umut dünyadan yana
neyse ki sayısız yıldız, samanyolu
onca nebula serpmiş Yaratan uzaya.

Kimsemiz kalmazsa
ve bir de kırılganlığında aşkın
bitersek hepten
gideriz Yaratan'a
gideriz nebulalara.
Sahipsiz değiliz asla.

Ben sık sık bugünlerde
internette
nebula nebula dolaşırım.


ARIZA ADAM
Ömer







30 Eylül 2010 Perşembe

Bugün ölsem

Bugün ölsem yatağımda sessiz
bir tek yanarım
veda edemediğime
karıma, kızıma
ve bir miktar anneme...

Geriye kalanlar
magandalar, puştlar
şerefsizler
uzaktakiler, yakınımdakiler
ne bok yerlerse yesinler
bana ne?!..

Bugün ölsem yatağımda sessiz
yanarım
karıma, kızıma
daha fazla kendimi veremediğime
yüzlerini güldüremediğime...

Umrumda değil elde edemediklerim
yapamadıklarım
tadamadıklarım.

Atarım bir anda bütün planlarımı çöpe
açarım kucağımı sonsuzluğa
Yaratan'a
ki bu en büyük hediye...

Bugün ölsem yatağımda sessiz
kanım yerde kalmaz asla
karıma, kızıma daha fazla veremediğim
kendimden başka.
Biraz da anneme yanarım
ondan önce oğlu gitti diye.

Yakarım misyonumu
planlarımı, beklediğim onca şeyi
ekmeği, aşı...

Geriye kalanlar
magandalar, puştlar
şerefsizler
uzaktakiler, yakınımdakiler
ve kendini kanımdan sananlar
ne bok yerlerse yesinler
dualarını bile esirgesinler
çiçek getirmesinler
bana ne?!..


ARIZA ADAM
Ömer



21 Ağustos 2010 Cumartesi

Onu semirdim

Puroyu içmedim.
Bu kez
onu semirdim!..

Bu kokuşmuş dünyanın
bana
hakettiğim, ama vermediği
parayı
işleri
onuru
gururu

içime çekerek
semirdim!

O pis
katran dolu dumanı
inadına içime çektim!

ve düşündüm:

Derdinden
efkarından
acısından
kaybından

onca sigarayı, puroyu içen varken
bu atmosfer asla şenlenmez!
asla güneş eskisi gibi doğmaz!
asla dünya hayrı bulmaz artık!

Bütün dumancıların sebebi
bu dünya!..
bu pislenmiş
yalaka, yalancı, istismarcı sistem!

Puroyu içmedim.
Bu kez
onu semirdim!..
Lanetlerimi yükledim
ve tekrar
onu dünyaya geri üfledim.


Ömer Dalman
ARZ