20 Ağustos 2007 Pazartesi

Eposta Grup Raconları

Türemiş birçok eposta grubu
kendi raconuna göre
gayet kalıplarla bezenip,
şartlanmış tutumlarla
üyelerine telkinlerde bulunur.

Halbuki amaç 'insan' olmaksa en tepede
tek çatı altında toplanarak hem de;
insana gülmeyi öğretmek için
binlerce teknik tanım kurgulamak değil,
belki ona bir karikatür veya
bir fıkra iletmek olmalı?..

Eposta Gruplarının
insanı merkezdeki saflıktan
ve doğrudan kaynağa yönelmekten alı koyan
en önemli tutumları işte bu...


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

Seni Sevdiğimden

Yaklaşma bu ara bana
seni sevdiğimden bu ricam...

Anlamazsın neler döndüğünü içeride,
alevleri, volkanları, fırtınaları görür
korkarsın.
Senin için zannedersin bu kızgın suların köpüklerini...

yaklaşma bu ara bana.
seni düşündüğümden bu ricam...
girme araya...
zarar görürsün
ondan endişem...

alevler en yukarılara kadar,
ayı bile yakıyor bende bu ara...
Şeytanla Meleğin savaşı patlamış içte
ve ben seyirdeyim
sesim çıkmaz
beklerim sonuçları
sabırla...

korkma
sana değil bu alevler
sadece içimde...
insandan yana değil ölçüler
tepkiler, savaş aletleri insanın değil bendeki!
görmediğin türden şeyler
tatmadığın acılar
bilmediğin doğrular...

bırak, savaş
kendi sessizliğimde yaşansın, sonuçlansın
ortalık süt liman olsun
sonuçlarımla ben gelirim sana.

sadece seni sevdiğimden bu ricam...
yaklaşma bu ara bana.


Ömer Dalman (Temmuz 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

Alaçatı Balık Açık Artırması

Yıl 2007
ağustos denen dünyevi ay...
Yer; Çeşme Alaçatı'da bir balık açık artırması...

Görmemiştim daha önce böyle bir alışveriş.

Yaklaştık kalabalığa enişteyle önce.
iteleye iteleye bol göbekli alıcıları
açlık kokan nefesleri arasında...
vardık sonra orta tezgahın etrafındaki
korkuluğun çevresine.

Elinde değnek bir çığırtkanın
"ihaleyi açıyorum!" diye bağırdı.
O bol göbekli, aç nefesli alıcılarda bir kıpırdanma...
bütün balıklara daha bir iştahla
heyecanla
yiyecekmiş gibi homurdanırcasına keskin bakışlar...

Geyiresim geldi hepsinin suratına!..
hatta kendi kendime orta yere kusasım!..
Balık yemeğe değildi tepkim,
sadece aklıma şu geldi
o aç bakışların ve göbeklerin karşısında:

Zaten ölmüşler ve oracıkta küme küme yatıyorlar.
ve şimdi yiğe yiğe göbeklerini büyütmüş alıcı-yiğicilerin
kendilerini seçerek, alıp götürüp
yemelerini bekliyorlar.

Ne farkları vardı ki zavallı balıkların
görücüye çıkmış,
biraz sonra paralı ayılar tarafından seçilip,
satın alınıp, düzülecek fahişelerden?!

Ruhlarını çoktan teslim etmiş zavallılar,
bir de ölüleri üzerinden para ile
faydalanılmasını bekliyorlar.


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

12 Ağustos 2007 Pazar

Yapmayın Allahaşkına!

Daha bilge olmak için
bilgece kelimelerin imalatıyla,
delice işçiliğiyle
daha da kasılmak...

İnsanları "bilge" olduğuna inandırmak için
hergün farklı farklı
canbazca bilgileri kaleme almak
bol bol alkış toplama güdüsüyle
yazıp, çizmeyi kendine iş edinmek...

Benliğinin suyunu sıkarcasına
sanki çevresine borcu varmış gibi

habire yazmak, çizmek, epostalar döşemek...
hepsinin sonlarına da yine o,
çok bilgece imzayı atmak...

Sürekli sevgi sözcükleriyle karşılanmak,
iltifatlara boğulmak...

ve hepsinin karşılığında
yine daha da "bilge" olduğunu göstermek için
kasmak, kasmak ve kasmak!..
kelimelerin canbazlığında
çok zor ve komplike bir şeymiş gibi göstermek
bilgeliği!..

yapmayın Allahaşkına kardeşler!
kandırmayın insanları!
Gerekirse biraz daha az alkış alın
ama gerçekçi olun!

bilgelik her zaman daha sade olabilmektir
bunu aşılayabilmektir.
İnsanlara çözülmez bir düğümün
tek usta çözücüsü olduğunu göstermek değil!..


Ömer Dalman (Ağustos 2007)

www.antoloji.com/omer_dalman

11 Ağustos 2007 Cumartesi

Büyük Yumruk ve Öküzler

Malum;
öküzlerle sarıldı etrafımız,
sokaklar, apartmanlar, daireler,
kapı önleri,
otobanlar...

Sadece bizde değil ama,
bir anlamda bütün dünyada böyle...

Gün gelecek
öküzlere tepeden büyük bir yumruk inecek.
ve işte o ana kadar
gayet politik, ifadesiz, tepkisiz yaşamış olsan da;
bir seçim yapman gerekecek.

Ya öküzlerden olup
defedilmeyi kabul edeceksin
büyük yumruğun altında ezilirken.

ya da büyük yumruktan yana olacaksın,
öküzleri defedeceksin
bu dünyadan.


Ömer Dalman (Ağustos 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman

Cahilcedir Dünya


Böyle acımasız bir dünya işte!
kimilerine göre 'böyle şerefsiz'!...

bugün ölüp kalsan kuytu bir köşede,
haberin bile geç gider en yakınlarına,
canım ciğerim dediklerine...

Tamam!
arkandan ağlarlar hüngür hüngür
kaybolmuş benliklerinin puslu havasında
ölüm ilüzyonunun kurbanları.
Seni anarlar bir kaç yıl,
'kalbimizde yaşayacak' derler
o mesnetsiz, acil devreye girmiş,
portatif inançlarıyla,
ama ne fayda?
gitmedin mi çoktan sen?..

akıllar başa hep kaybedilince gelir akrabalar.
ve bu oyun hep aynıdır gafiller arasında!
kimine göre böyle acımasız, şerefsiz,
kimine göre böyle komik, ucuz,
cahilcedir dünya...


Ömer Dalman (Temmuz 2007)

Adil Olsun Dövüşümüz!..

Bir önceki gece
teskin edicilerle sevişmişim
çaresiz....

Ve şimdi o garip
iniltilerle ayılan sabahın eşliğinde
kendinde yine güç bulan 'gün'
dinlediğim müzikten de destek alıp
algılarıma tecavüzlere teşebbüste...

Hayat
damarlarıma, sinirlerime
4 bir yandan sızmanın derdinde...
ele geçirmekten başka ne derdi var ki zaten
bizim gibi önüne atılmış tutsakları?..

ve tam da savunma mekanizmalarım tatile girmişken
lanet teskin edicilerden;
yine karşıma çıktı bütün gücüyle.
Tabii!..
güçsüzüm ya;
bilir tam da zamnını!..

Ayılacağım elbet,
gelecek yerine bütün algılarım
ve herzamanki gibi kuşanacağım
silahlarımı...

İşte hayat
ve onun askeri 'gün'!
o anı bekle ki
adil olsun dövüşümüz!..


Ömer Dalman (Temmuz 2007)
www.antoloji.com/omer_dalman